Nallıhan Köylerinde Cenaze Gelenekleri

Nallıhan Köylerinde Cenaze Gelenekleri

Nallıhan Alan köyünde bazı gerçek ve gerçek olmayan inanışlar vardır. Bunları batıl inanışta diyorlar. Kimileri köylülerce o şekilde kalmış öyle inanmaktadırlar. Evin önüne bağ asmada ya da çatısında baykuş öterse o ev viran olur. O evden ölü çıkar derler. Yine her sene baharda gelen göç eden leylekler yuvalarına beyaz çaput beyaz bez parçası getirirlerse o köyde kefen bol olur cenaze o sene çok çıkar derlerdi. Alan Köyünde herhangi bir hasta yatağa düşmüşse, herkes tarafından belirli aralıklarla ev sahibine yük olmayacak şekilde kısa ziyaretler yapılırdı.

Köylülerce Hastaya ve ev sahiplerine moraller verilirdi. Hasta korkmayacak şekilde kırılmadan helallik dilerlerdi helallaşırlardı. Allah şifa versin ölümün ne zaman geleceği belli olmaz hakkını helal et derlerdi. Akrabaları yakınları hısımları gelir halini hatırını sorarlar helallaşırlardı. Yine diğer kişiler yakın köylerden çok tanıştıkları dostları da gelirlerdi. Hastanın yanında en çok sevdiği anlaştığı kişi devamlı yanında bulunurdu. Hastanın bir vasiyeti isteği varmı öğrenmeye çalışırdı. Mesala hastalardan diyenler oluyordu kimisi Anemin yanına kimisi babamın yanına kimisi gardaşımın yanına kimisi oğlumun yanına gömün diyenler oluyordu. Ben ölünce hayırımı devirimi yaptırın mezarımı yaptırın hatimimi indirin mevlüt okutun borçlarım varsa ödeyin diyenler olurdu.

Hasta fazla sıkıntı çekmesin diye devamlı yanında Yasin-i şerif okutulurdu. HASTA ÖLÜRKEN ZORLUK ÇEKMEZ KOLAY CAN VERİRMİŞ YASİN-İ ŞERİF ONUN İÇİN OKUNURMUŞTU. Hasta ölmeden eşi çocukları varsa torunları varsa hepsiyle helallaştırılır. Yanında bulunanlar şehadet getirirler, dualar okurlar. Dilinin damağının kurumaması için ya bir tülbentle yada bir pamukla ısltılarak dudaklarının Kenar kısmına sürülür ve emdirilirdi aynı zamanda susuzluğunu giderir hararetini keserdi. KİMİSİ DE SUSADIKCA ŞEYTAN BEN SANA SU VERİRİM DİYEREK AĞZINDAN İÇERİ GİRMEK İSTERMİŞ öyle derlerdi. Böyle diyenlerde vardı. Ben ilahiyatçı olmadığım için bu konuda fazla hüküm yürütemiyorum. Ruhunu teslim ederken Teslim edeceği zaman Allah’ın rahmet ettiği duaları okunurmuştu, şehadet ve kelimeyi tevhit getirilirmişti. Hasta ruhunu teslim edince ne güzel ölümü vardı diye hasta ev sahiplerine rahatlatırlarmıştı. Mevtanın ölen kişinin yüzü kıbleye çevrilir, gözleri yumdurulur sarkan çenesi başından bağlanırmış. Cenazenin karnın üstüne metal parçası yani bıçak veya bıçkı ne varsa konurmuştu. ÖLÜNÜN KARNI ŞİŞMESİN VE KOKMASIN DİYE bunu yaparlarmıştı. Ayakları düzgün uzatılır bitişik vaziyete getirilirmişti. Sorgu melekleri MÜNKÜR VE NEKİR karşısında düzgün görünsün diye öyle yapılırmıştı. Hastanın öldüğü o evde çağriş bağrıştan ve yas etmelerden anlaşılırmış. Aynı zamanda köyün imamı sela verirmiş köylüler buradan da anlarlarmıştı. Cenaze uzaktan geleceği oğlu kızı çocukları yakınları akrabaları varsa yetişsinler diye bekletirlermişti. En makbulü cenazeyi fazla bekletmeden bir an önce kaldırmakmış.

ESKİDEN CENAZELER HERKESİN KENDİ EVİNİN ÖNÜNDE YIKANIRDI. Kimse görmesin diye ipler gerilir kılçanlar kilimler asılır öyle yıkanırdı. İmamlar ve görevli kişiler TENEŞİR Denilen uzun masa üzerinde yıkarlardı. Evin önüne kara kazanlar kurulur ısıtılan su ılıtılarak yıkarlardı. Cenaze yıkanırken çok günahtır bakmayın derlerdi. Yıkanan cenaze ERKEKSE hocalar tarafında yıkanır ve kefenlenir. BAYANSA cenazeyi yıkayan kadın görevliler tarafından kefenlenir tabuta konur. KEFENLENMEDEN ÖNCE ölünün yüzüne zemzem suyu varsa Sürülür kefenin içine kokan buhurlar konur, yine güzel kokan esanslar sürülürmüştü. Cenaze tabutla cami avlusuna götürülürdü. ŞİMDİ İSE CENAZE YIKAMA YRELERİ ÖZEL YAPILMIŞ ARTIK CENAZELER ORADA YIKANMAKTADIRLAR. ÖĞLEYİN GÖMÜLECEK olan ölü, Öğle namazı kılındıktan sonra TABUT ALINARAK caminin önünde bulunan musalla taşına götürülürdü cenaze namazı orada kılınırdı. İMAM CENAZE NAMAZINI KILDIRDIKTAN SONRA Mevtayı nasıl bilirdiniz diye 3 defa sorardı cemaatda iyi bilirdik derlerdi. Yine imam efendi 3 defa hakkınızı helal ettiniz mi ? derdi cemaat da hepsi birden helal ettik helal olsun derlerdi. TABUT musalla taşından alındıktan sonra dört tarafından tutularak ve mezarlığa yürüyerek götürürlerdi. Köylüler götürürken sık sık yer değiştirirlerdi herkes sırasıyla tutmuş olurdu. Böylece kazılan mezarın başına götürülürdü. ŞİMDİ ARTIK ARABALARLA GÖTÜRÜLMEKTEDİR. Köylülerce kazılmış olan Mezarın başına varılınca tabut güney kısmına kıble tarafına konularak bekletilir. Mezarın içine oğlu amca, dayı, babası kim varsa mevtanın durumuna göre , ölen kişi genç olabilir yaşlıda olabilir, onun içine mezara iki kişi girer baş ucuna gelen kısmı kaba yumuşak toprakla hafifçe yastık olacak şekilde hazırlanır.

CENAZE TABUTDAN ÇIKARILARAK DÜŞMEYECEK ŞEKİLDE KUŞAKLARLA AŞAĞIYA YAVAŞ YAVAŞ SALLANDIRALARAK İNDİRİLİR. Yönü kıbleye gelecek şekilde kertik oyuk kısmına yerleştirilir. AYAK UCLARI GÜN DOĞUSUNA DOĞRUDUR. BAŞIDA GÜNEŞİN BATTIĞI BATI KISMINA DOĞRUDUR. Buda islam inanışına göre güneşe tapmadıklarına işaretidir sadece müslümanlar böyle gömülüyorlar. Yabancı gayri müslümler böyle gömülmezler. ONLARIN BAŞLARI GÜN DOĞUSUNA DOĞRU OLUYORMUŞ ESKİDEN GÜNEŞE TAPARLARMIŞTI. Müslüman cenazesi mezara konup güzelce yerleştirildikten sonra sırasıyla tahtalar güzelce dizilir ve üzeri toprak örtülerek kapatılır. Mezarın üzerine yerde toprak kalmayıncaya kadar atılır. Balık sırtı tümsek toprak yığını oluk ark şeklinde baş ucundan ayak ucuna kadar bu şekilde su dökülecek şekilde açılır mezarın üzerine baş ucundan başlanarak ayak ucuna kadar can suyu dökülür. Bu esnada imamlar imam gurubu mezarın başında gerekli olan dualarını okurlar dua işlemi bittikten sonra herkes cenaze sahibine başın sağ olsun derler oda herkese dostlar sağ olsun der herkes ayrılır. SADACE MEZARIN BAŞINDA TELKİN VERMEK İÇİN EN SON KÖYÜN İMAMI KALIRDI. O da telkin verdikten sonra köye döner. Cenaze ev sahipleri buyurun eve der yemeğe davet ederler. Yemekler yenir yasin okunur dualar okunur kuranı kerim okunur. EV SAHİPLERİNE BAŞIN SAĞ OLSUN DEYİP AYRLIRLAR . Akşamleyin baş sağlığına kadınlar gelir onlarda başın sağ olsun derler. Ev sahibi de dostlar sağ olsun derler. CENAZE gömüldükten sonra 7 gün geçince 7sini yaparlar yine ölen kişinin ruhuna genelde yasini şerif okuturlar. Çoğu zaman hatim okuturlar. Yine ileriki günlerinde 40 ncı günü kırkında ve 52. inçi günü elli ikisinde hatim ve mevlüt okuturlardı bildiğim kadarıyla bu şekide olmaktadır belki unuttuğumuz eksikler varsa ya da hatalarımız olduysa. Bilen kişiler BUNLARIN doğrusunu tamamlayabilirler.

Ahmet Aydın

Nallıhan Köyleri