Eski Köy Düğünleri

Eski Köy Düğünleri

Vara vara vardım alana düğünde keman çaldım bir kamyon samana...

Düğün başlamadan önce düğün tarihini belirlemek için iki dünür kendi aralarında anlaşırlar. Hısımları akrabaları hep beraber toplanarak karar verirler. Yani düğününün olacağı günü belirler.

Düğün günü belirlenince bir kaç hafta önce düğün hazırlıklarını başlanır. Geline izinleme alınır ilçede sağlık kontrolü evlilik kontrolü yaptırılır herhangi bir sakıncalı hastalık var mı diye. Yine bu esnada urbası rubası alınır düğün çeyiz eşyaları gelinlik alınır giyecek elbise kumaşlar buluzlar kazaklar hırkalar ayakkabılar terlikler havlular ziynet eşyaları altınlar küpeler bilezikler buna benzer şeyler alınırlar. Bunlardan tamamlandıktan sonra kız evinde alan köy kadınları neyi var neyi yok bohçalar açılır gelin olacak kızın eşyalarını birer birer bakarlar ve birer birer gösterirlerdi. Eskiden adetler bu şekildeydi. Yine düğün başlamadan çok önceleri meşe ağaçlarında kesilmiş olan çok çatallı bu ağaç direkler köy düğünleri için özel yapılırmış. Bu çatallı değnek sopa direkler 8-10 çatallı kadar olurdu düğün sahibi düğün evi bütün bu çatalları çatal sopaların ucuna çeşit çeşit çevreler yani güzel işlenmiş çevrelerden uçlarına bağlarlar ve bu çatallı direk ağacına çatıya dikerlerdi. Köylü bu evde düğün olacağını başlamak üzere olduğunu bakarak anlarlardı. Yine düğün eve ay yıldızlı tür bayrağını asarlardı. İşte köyde düğün olacağı belli olurdu. Eskiden düğünler bir hafta devam ettiğinden düğün talına yanışlar değirmenine un öğütülmeye gidilirdi. Yine köylülerce düğün evine dağdan hayvanlarla düğün odunu getirilirdi. Eskiden düğünler haftalarca devam ettiğinden genelde harmanlar kalktığından harman sonu güzine sonbaharda ve kışın çok yapılırdı. Yaz aylarında düğünler çok az nadir olurdu. Tarım hasat mevsimi olduğu için köylüler genellikle iş güç işlerin başında olduklarından yaz mevsimi pek tercih edilmezdi. Düğün başlamadan önce haftalarca önce düğün evi tarhanasını bulgurunu domates patates kuru fasulye nohut mercimek bu tür erzaklarını hazırlardı üzüm incir erik meyve kayısı hoşaflıklarını da hazır bulundururdu. Düğün başlamadan önce köylüler ve akrabaları hısımları yakınlarıyla birlikte 10-15 hayvanla bu yörede yakınlarımızda olan oymaağaç yanışlar değirmenine düğün talina giderlerdi. Yani eşekle, katırla, beygirle, buğdayları un öğütülmeye gidilirdi. Düğün sahibi düğünde çok ekmek ve yiyecekler ihtiyaç olduğundan mecburen bunları yapmak zorundaydı. Gitmeden önce 2-3 hafta önce köyde özel hazırlanmış olan davar çanları dizili olan aki ağaç parçası buğday çuvallarının üzerine ağzı uç kısmından sokularak yerleştirilir . Yine bu iki ağacın üzerine takılan ağaç parçası vardır. Bu davar çanları takılı olduğundan hayvan yürüdükçe sallantıdan sallanır davar boynunda ses çıkardığı gibi şangır şıngır ses çıkarırdı. Köylü çoluk çocuk hep seyrederlerdi. Köylü düğün olacağını buradan da anlardı. Düğün evi durumuna göre zengin olanı var fakir olanı var . Kimisi 50-70 yarım öğütür, kimisi de 100-120 yarım öğütenler olurdu. Düğünde kullanacağı unu ve kışı çıkacağı unu bu vesile ile öğütmüş olurdu. Değirmende unlar öğütülüp ertesi günü gelindiğinde köylüler bu çan seslerini yine seyrederlerdi. Köylülerde düğünde gelecek misafirlere karşı okuncu oktuculara misafir etmek için hazırlıklarını yaparlardı köylüler yaşlı genç kız erkek çocuklar olsun güzel yeni elbiseler alınır düğünlerde giyerlerdi. Düğünler genelde perşembeye gelin çıkacaksa 5 gün öncesinden pazartesi gününden başlamış olurdu. Pazar günü gelin çıkacak olanlarda aynen 4-5 gün önce düğün başlatılır, en son gün olan gerdek gecesi ve güve salınacak gecesi son bulacak şekilde düğünler devam ederdi. Yine ertesi sabah evlilik gerçekleşince davul zurnayla oynanır duvak yapılırdı düğün sona erdi evlilik gerçekleşti düğün bitmiş anlamına gelirdi. Alan köylerinde düğünler yapılırken etrafında bulunan diğer köyler okuncu okutucu olarak okurlar davet ederlerdi. Okuncu olarak gelen köylüler genelde akşam karanlığında gelirler, alan köylüler düğünde köy meydanında oynarlar fasıl yapılırken okuncu köylüler akşamleyin alan köyüne yaklaştıklarında tüfek atarlar biz geliyoruz yaklaştık işaretini verirlerdi. Alan köyünden davulcu ve zurnayla düğün sahipleri ve yakınları delikanlı başları görevliler karşılarlar, cümleden hepiniz hoş geldiniz derler. Onlarda cümleden hoş bulduk düğününüz hayırlı olsun derler. Düğünlerde gece gündüz köylülerce ve diğer köylüler okuncularıyla fasıl yapılır geç vakitlere kadar devamlı oynarlar eğlenirlerdi. Önceden düğün sahibi ayarlamış olduğu köylü komşularının ve tanıdıklarının evlerine misafir eder buralarda yatıp kalkarlardı kimisi köy odalarında yatar kalkardı. Düğün sahipleri yapmış oldukları gömme çöreklerden keser ufalar sofralara koyarlardı bazlama ve fırın ekmeklerini koyarlardı yufkalarını baklavalarını böreklerini koyarlardı. Yemeklerden kuru fasulye sulu patates mercimek pirinç pilavı etli yemekler, salatalar hoşaflar kabak ve kabak tatlıları konurdu. Misafirlerini aç bırakmadan bakarlardı onlarda düğünlerinde oynarlardı. Akşam gece fasıllarında oynanırken komedyenlik soytarılık oyunlar gösterilerde yapılırdı herkese birer eğlence olurdu. Çok eskiden özmekler harmanında düğünlerde bu yakın köylüler ve alan köylüler karakucak güreşi tutarlardı ben çocuktum hatırlıyorum. At koşturulurdu cirit oynarlarmış sakatlanma olayından sonra kaldırılmış. Takriben 1962 -1965 yılları o dönemlere rastlayan dönemlerde. Yine gelin çıkmadan önce alan köyü camisinde köy imamları damadın evinden metal sinilerle üzeri yeşil kırmızı gelin başındaki örtülerle kalabalıkla beraber damat ve sağdıç camiye getirilir. Köyün imamları hep beraber dular eşliğinde damatla sağdıcın elbiseleri değiştirilir entari gömlek takım elbiseleri giydirilir, giydirildikten sonra omuzlarına şal veya örtüyle örtülür. Camiden çıkınca takım elbise yeni ayakkabılarıyla ve evlere götürülür yanında muhafız koruyanları vardır. Ayakkabılarını elinde tutarlar sahip olurlar çaldırmazlar damadı da çaldırmazlar bazıları bir dam yada kümes herhangi bir yeri kapatıp para almak isteyenler oluyordu bu tehlikelerden uzak olması için yanında akrabalarından koruyan muhafız görevlileri olurdu. Yine camiden çıkınca metal sinelerin üzerinde değirmen çörekleri olur ufalanmış biçimde kaba şekerler şaplak akide şekerleri leblebi fıstık olur çocuklara ve orada olan adamlara dağıtırlardı. Son gün gelin çıkmadan önce köyün genç kızları da dünürşü olurlar annaç yaka tombarman kaşın ardı çiftlik köyün eski mezarlığı imam eşiğinde beygir at katırlarla dolaşarak köye gelirler her dünürşüye yazma eşarp bağlanır dünürşülere verilirdi. Yine kız evlerine kız kınası yapılırdı kıza kına yakılır ellerine ayaklarına saçlarına güzel olsun diye yakarlardı. Yine geline kına yakılırken maniler türküler söylenir etrafında üzeri mum dizili ve kına bulunan tepsiyle oynanarak dolanırlardı aynı zamanda gelin kıza ağlatırlardı rahatlasın diye anne evinde baba ocağından ayrılacaksın diye. Yine oğlan evinin arkadaşları da oğlan evinin önün oğlan kınası yakarlar tepsi üzerinde yanan mumlar ışığında ellerine parmaklarına hep beraber kına yakarlar ve oynarlardı. Gelin çıkacağı gün öğle namazı kılındıktan sonra gelin alınmaya gidilir gelin kızının kız evinin önünde çalgılarla oynanır bu esnada oynanırken gelin düzülür. Yine bir kaç önceden gitmiş olan gınarcı gınaharcı dediğimiz oğlan evinden gitmiş eşya ve sandıkta bulunan çeyizler vardır kız evini yakınları bu sandıkların üzerine otururlar eşyaları vermezler. Köy adetlerince gönlünce bir kaç lira verirsen eşyaları ve gelini öyle alabilirsin böyle bir adetleri vardır. Yine gelin çıkmadan gelin kızla damadın imam nikahı hocalarca kıyılır. Yine sadece Nallıhan köylerinin içinde sadece alan köyüne mahsustur kız evinin ve oğlan evinin verdiği bütün eşyalar yatak yorgan halı kilim altın bilezik saat küpe buna bezer eşyalar listeye alınır yani bir tutanak gibi belgelenir köy imamı köy muhtarının huzurunda her iki tarafın babaları imzalarlar. Babaları yoksa amca dayı en yakınları imzalarlar en sonunda köy muhtarı imzalar. Bu bir tutanaktır bunu alan köyünde kıvırdım senedi diyorlar böyle bir adetleri vardır. Bu yapılmazsa kesinlikle kız vermezler eskiden öyle olurdu. Çok doğru güvenceli bir şey islam hukukuna göre uygun bir şey ben çok doğru buluyorum. Eskiden böyle şeyler olurmuş oradan çıkmış bu adetler. Evlendikten sonra 1 ay sonra gelini çıkartıp yolluyorlar hiç bir şey vermeden cıs cıpır yolluyorlar. Kimisi gariban oluyor, öksüz yetim oluyor kimsesiz oluyor ya dayısı veya amcası gelin ediyor yarın böyle bir durum zuhur ederse mahkemede tam teşekküllü delil oluyor. Yani hemen boşamada yolla damada bir nevi caydırıcılık unsuru oluyor. Mahkemede damat ve babası bunlar kızın gelinin hakkı olduğu için vermek zorunda kalıyorlar, mahkemede delil oluyor şahit getirmeye bile hacet kalmıyor.

Bu kıvırdım senetleri yapıldıktan sonra gelin düzenlendikten sonra düzüldükten sonra erkek kardeşi gelinin belini kuşağını bağladıktan sonra kınarcı eşyaları yükler taşındıktan sonra gelin kız annesi babası dayı amca hala teyzeleriyle yakınları akrabalarıyla helalleşir ve vedalaşır dualar eşliğinde kızın babası bir kolundan diğeri de amca dayı diğer kolundan tutularak dualarla oğlan evine teslim edilmek şartıyla damat ve oğlanın babası yada yakınları eskiden ata bindirilirdi şimdi taksiye bindiriliyor. Kızın annesi ve babası gelinin üzerine para ve şeker atarlar hayırlı osun ve çocuklar toplayıp yesin diye köy cami imamları her iki gence mutlu olsun diye dualar okuyarak atın üzerinde veya taksinin içinde dualarla uğurlarlar. Eskiden gelin köy içine veriliyorsa gelin dünürşülerle beraber köy imamı önde atda gelinde atın üzerinde ve yanında kollarında düşmesin ve saldırı olmasın diye koruyanlarla beraber daha önce kutsal yer olan mezarlıkların önünden geçilir ölüme hatırlasın diye ölünceye kadar evin gelini olacağını bilsin diye daha önce dünürşülerin gezdikleri yerleri tur atılarak gelin düşmesin diye at beygirler koşturulmaz yavaş gidilir köyde oğlan damat düğün evine gelinir atdan gelin yine dua okunarak indirilir gelin eve girmeden kurban kesilir hayırlı osun diye yine gelin kurban kesilen kurbanın kanını basarak eve götürülür düğün evinde oynanır gelin çeyiz sandığın üzerinde oturur fazla yorup konuşturulmaz gelin gelin gibi süzülür. Oğlan evi düğün evinin önünde köylülerce gençler davul zurna eşliğinde oynarlar.

Eskiden geniş büyük mendiler olurdu düğün sahipleri düğün evi bu mendillerden kalbur içinde olan mendilleri oynayan şahısları birer birer dağıtırlardı. Şimdi ise taksilere aynaların ve sileceklerine atlet bağlıyorlar. Kız tarafından görevli gelen kadınlar gelini yalnız bırakmazlar, evlilik konusunda ders verirler onu öğretmenlik ve aynı zamanda sahip çıkarlardı ve korur kollarlardı. Yine damat içinde aynıdır sağdıcı ve yakınları korur ders verir öğretirler. Düğün evinin önünde oynandıktan sonra herkes evlerine giderler tekrar akşam olunca köylüler toplanır okuncular okutucu köyden gelenler olsun hep beraber davul zurna eşliğinde oynarlar. Damat akşam yatsı namazına götürülür orada namazı kıldıktan sonra imamlar eşliğinde evinin önüne getirilir imamın ve babasının ve büyüklerinin ellerini öperek sopa yememek için evin dış kapısı açık bulundurulur kapı açık tutulur. Damat hemen hızlıca içeri dalar bu esnada imam hafifçe sırtından vurur hareketlensin diye, bunu kötüye kullananlar var damadı yere düşürecek şekilde intikam alırcasına intikamı olan vuranlar da oluyor. Bu adet olduğu için sırtına hafif vurarak yollamak gerekiyor illa düşüresiye vurmak gerekmiyor. Damat dış kapıda içeri girince içerideki görevli kadınlar ve kişiler damadı tokalaştırarak içeri sokuyorlar öğütlerde bulunuyorlar. Dışarıda bulunan cami cemaati ve köylüler şerbet dağıtılıp içtikten sonra dağılıyorlar. Gece yarılarına kadar oynanmakta olan düğün oyununa faslına bakıyorlar ve düğün zurna çalgı eşliğinde oynayıp sabahlara kadar eğleniyorlar. Birde içkici guruplar meze ve içkilerini içtikten sonra düğünün tadını bunlar çıkarıyorlar kimisi yere düşüyor kalkıyor kimisi sersem sersem sallanarak oynuyor kimisi bağırarak bir şeyler söyleyerek oynuyor kimisi de içlerinde küfredenler oluyor kimisi kavga edenler de oluyor velhasıl düğünde gerçekten şaşırmadan çok güzel oynayan sarhoşlarda oluyor. Bütün köylüler ve yakın köylerin okuncuları ve okutucuları şenlik içinde oynayarak eğlenerek düğünü yapıyorlar ve bitiriyorlar. Alan köyünde bu şekilde ve bunu çok yakın oluyor içinde unuttuklarım ve eksikleri hatırlayamadıkları olabilirler. Saygılar sevgiler ve selamlar.