Doğu Anadolu'da Gezilecek Yerler

Doğu Anadolu'da Gezilecek Yerler

Derin boğazların yardığı yalçın dağlarla kaplı bu yöre, vadilere,  dağ eteklerine, yer yer de dağların neredeyse doruklarına serpiştirilmiş kiliseler, manastırlar, camilerle doludur. Vadi tabanlarındaki gür akışlı sular, çok eskiden kalma köprülerle aşılır.

Akdamar

Van gölünün güneydoğu kıyısından 4 km kadar açıkta yer alan iki ada. Akdamar (ya da Ahtamar. Aktamar) ortak adıyla anılır. Bu adalardan daha büyük (uzunluğu yaklaşık 1 km)olanının üstünde, 921 yılına doğru prens Gagik’in yaptırdığı güzel bir kilise yer alır. Doğu hıristiyan sanatının başlıca örneklerinden sayılan kilise, koni biçimli külahlı, köşe kuleli, merkezî haç planlı bir yapıdır. Dış duvarlarındaki figürlerde İncil’den olaylar ve azizler canlandırılmıştır. Temel tema, “İnsanlığın Kurtuluşumun gizleriyle ilgilidir. Gün boyunca güneşin konumunun değişmesiyle, sürekli yeni figürler gün ışığına çıkar. Yunus efsanesi. Davut ile Golyat, Adem ile Havva, ateş fırının-

Büyük İskender dönemine dayanır. Birçok kez yıkılıp, onarılmıştır. Bitlis suyu kıyısında 1126’da yapılmış, 1150’de onarılmış Ulu cami, Anadolu Türk mimarlığının en eski örneklerindendir. 1592’den kalma Şerefiye külliyesi ve 1783’ten kalma Alemdar camisi de çok güzel anıtlardır.

Çavuştepe

Van’ın Gürpınar ilçesi merkez bucağına bağlı Çavuştepe köyü yakınında, Van gölüne 24 km uzaklıkta yer alan Çavuştepe kalesi, vadinin içinde yükselen bir kaya oluşumunun tepesindeki konumuyla, çevreye egemendir. Urartular döneminde (İ.Ö. VIII. yy.) yapılan (o dönemdeki adı Sardurihurda, Urartu kralı Sarduri II’nin adından kaynaklanıyordu), verimli vadinin Semiramis kanalı adı verilen kanalı tarafından sulanmasını güvenlik altında tutmak amacıyla yapılmıştır: Uzunluğu 40 km’yi aşan söz konusu yapay sulama kanalıyla, Urartu İmparatorluğu’nun başkenti Tuspa’ya dağlardan su getiriliyordu. 430 mx70 m’lik bir alanı kaplayan aşağı kalenin çevresi doğrudan kayaların üstüne oturtulmuş kesme taştan bir surla kuşatılmış, surlar, sık aralıklı burçlarla güçlendirilmiştir. Surların içindeki, büyük bölümü ana kayaya oyulmuş sarayın yanı sıra, tapınak ve toprağa gömülü pek çok küpün (insan boyu yüksekliğinde seramik küplerin kırık parçalan bulunmuştur) bulunduğu devlet ambarı ortaya çıkarılmıştır (ambarda çevredeki köylülerin bütün ürünlerinin saklandığı anlaşılmaktadır). Kalenin ortasında savaş tanrısı Haldi’ye (aynı zamanda da Urartuların en büyük tanrısıydi; kralın onun kulu olduğuna inanılırdı) adanmış tapınak, kare planlıdır; köşelerde çıkmaları bulunur. Girişindeki çivi yazısıyla yazılmış yazıtta, kral Sarduri'nin ve tanrı Haldi’nin adları geçmektedir.

Deyrüzzaferan

Mardin’in güneydoğusunda, Eskikale köyünde yer alan Deyrüzzaferan manastırı, Anadolu'da içinde hâlâ keşişlerin yaşadığı (gelenlere yapıyı gezdirirler) ender manastırlardan biridir ve özel bir önem taşır; 1293’te Antakya’dan kaçmak zorunda kalan Süryani patriğinin merkezi olmuş ve bu işlevini 1932’ye kadar sürdürmüştür. 495’e Doğru yapıldığı sanılan manastırdaki Ananasias kilisesini (tam piramit biçimindedir; sonradan eklenmiş bir çan kulesi bulunan kübik bir yapıdır) imparator Anastasios’un yaptırdığı söylenmektedir. Yanındaki i mezarlık kilisesinin duvarlarındaki kovuklara, Süryani patrikleri gömülüdür. Manastırın, Suriye ovasına geçişin bir belirtisi olan düzleşen bir dağlık alanda, Tanrıkulu dağı da denen Tur Abidin’de kurulması, yüzey şekillerinin elverişsizliğinden ötürü çevresinin ıssız olması, dünyadan el etek çekmiş keşişlerin yaşaması için ideal bir yer olmasını sağlamıştır.

 

Diyarbakır

Gaziantep’ten sonra Güneydoğu Anadolu Bölgesinin ikinci büyük kenti olan Diyarbakır, Dicle ırmağının sağ kıyısında, ırmağa dik yamaçlarla inen bazalt bir plato düzlüğü üstünde, 650 m yükseltide yer alır. Eski adı Amida olan kent, I.O. 3000 yılına doğru Hurriler döneminde kurulmuş. Roma egemenliğinin sonuna doğru, imparator Constantinus döneminde yontma bazalt taşlarından yapılmış sağlam surlarla kuşatılmıştır. Sonraları birçok kez yenilenen, 5,5 km uzunluğundaki, 72 kuleli, 4 kapılı surlar, bazı yerlerinin yollar tarafından delinmiş olmalarına karşın, Anadolu’daki benzer yapıların en büyüğü ve en sağlamı olarak ayakta kalmış olanıdır. Surların güneybatı kesiminde Selçuklular döneminde yapılmış Yedi Kardeş kulesi yakınında, çok güzel figüratif kabartmalar vardır. Kent merkezinde bir Bizans kilisesinden dönüştürülmüş Ulu cami, 1097’de ve 1117’de yenilenmiştir; Şam’daki Umeyye camisiyle büyük benzerlikler taşıyan caminin, orta sahnı yüksek, tavam düzdür. Minareleri kare gövdelidir, iki kadı revaklarla çevrili avlusunda bir şadırvan yer alır.

Gevaş

Van’ın 39 km güneybatısında yer alan, aynı adlı ilçenin merkezi Gevaş’ta. 1358’de yapılan Halime hatun kümbeti onikigen biçiminde, piramit biçimi külahla örtülü bir yapıdır. Cepheleri çok güzel geometrik motiflerle süslenmiştir.

Güzelsu (Hoşap)

Van’ın Gürpınar ilçesinde, Van-Başkale yolu üstünde yapılmış (1643) Hoşap kalesinin çevresi, 3 sıra surla korunmuştur; ama yalnızca iç kaleyi çevreleyen surlar sağlamdır. Mahmudi aşireti beylerinden San Süleyman tarafından yaptırılmıştır, iç kalede mescit hamam gibi yapılar bulunur. Büyük bölümü yıkık olan kalenin, eskiden 360 odası bulunduğu söylenmektedir.

Mardin

Mardin dağlarının güneye bakan yamacı üstünde, 1 000-1150 m yükseltide kurulmuş olan, aynı adlı ilin merkezi Mardin kentine. 100 m kadar üstündeki Mardin kalesi egemendir. 1 100 dolaylarındaki yapı özelliğini korumuş olan kentin evleri genelde, taştan ve düz damlı, sokakları çoğunlukla yokuş ve düzensizdir. Kentin başlıca anıtı olan Ulu cami, dikdörtgen planlı, ana mekânı mihraka koşut üç sakıntıdır. İki sahnı kaplayan tonoz bingili kubbe, dıştan yivlidir. Birçok külliye, cami, medrese bulunan kentteki medreselerin en önemlilerinden biri, iki eyvanlı, revaklı avlulu, iki kadı Hatuniye medresesidir (1185 dolayları).

Tatvan

Bitlis’in 215 km doğusunda, Van gölü kıyısında yer alan, aynı adlı ilçenin merkezi Tatvan’da, önemli sayılabilecek eski anıt yoktur. Ama kent, Van gölünün iki kıyısını birbirine bağlayan feribot seferlerinin başlangıç iskelesidir. Ayrıca, Nemrud dağına yapılacak gezilerin başlangıç noktası olarak kullanılmaktadır.