Ankara Kalecik Şemsettin Köyü Tarihi

Ankara Kalecik Şemsettin Köyü Tarihi

Yakın tarihimiz: 19. Yüzyılının ilk çeyreğine yani 1800 lü yılların başına kadar gidebildiğimiz, şecere tarihidir. Daha ötesine geçen bir belgeye henüz ulaşamadık. Şemsettin Köyünü, yaşlılarımızın anlattıklarından yola çıkarak anlamaya çalışıyoruz. Coğrafyası, kültür tarihi, ekonomisi her biri inanılmaz bilgiler; aslında dilimizin ucunda, yıllardır söz olup yazılı tarihinin silinmeyecek sayfalarında yer almayı bekliyormuş.

Köyün İsmi: Şemsettin, bir şahıs ismi ama kim? Yerleşkeler isimlendirilirken, bağlı olduğu soyu, siyasi veya manevi liderinin ismini, bulunduğu veya geldiği coğrafyanın adını veya bir bitki, hayvan ismini alırlar. Köyümüze ismini veren Şemsettin, siyasi bir önder midir!.. yoksa manevi bir lider midir!.. bilmiyoruz. En yakın hikaye, Akşemsettin olmalı. Zira 1389 Şam doğumlu Akşemsettin 15. yüzyılın ilk çeyreğinde Osmancık ve İskilip'te müderrislik yapmıştır. Aynı dönemde Ankara'da Bayramilik Tarikatının kurucusu Hacıbayram Veli vardır. Medresedeki ilim hayatının ötesinde irfan dersleri almak içinde sık sık Ankara'ya Hacıbayram Veli'ye gelip giden Akşemsettin'in bu yolculuğu Han Yolu üzerinde bulunan köyümüzden geçmektedir. Terme Çayının köyümüzden Kızılırmak'a kadarki serüveni, İskilip Ankara arsındaki yolculukların da en kısa mesafesidir. Bu sebeple Akşemsettin'in (henüz ‘’Ak’’ ismini almamıştır), köyümüzle ve köylümüzle irtibatı muhakkaktır. Dönemin en büyük ilim adamlarından olan Şemsettin'in köyümüzün isim babası olma olasılığı oldukça yüksektir.

Candaroğulları (İsfendiyar Oğulları) Beyliği: Kalecik, Çankırı, Kastamonu ve Sinop civarında, 14. Yüz yıl başlarında Şemseddin Yaman Candar tarafından kurulmuştur. Şemsettin Yaman’ın isminin köyümüzle anılır olması ciddiye alınması gereken bir iddiadır.

Köyün ilk yerleşim alanı: Terme Çayının kenarında bulunan Canbazların Su Değirmeninin çevresinde kurulmuştur. Kaçak kazılarda toprak altında kalmış bazı yapıların temelleri açığa çıkmıştır. Köyümüzün kervan yolu üzerinde bulunması sık sık eşkiyalarca baskına uğramasına neden olmuştur. Bu sebepten kısa süreliğini bugün Yukarı köy Mevkisi dediğimiz, Esertepe ve İnderesi Arasındaki alana göç etmiştir. Şimdiki bulunduğu yere ise asayiş sağlandıktan sonra taşınmıştır. Bugün Yerleştiği alanla ilgili ilginç detaylar: Mezarlıktan başlayan ve cami etrafını sararak Rahim Ocak’ın evinin bulunduğu yere kadar bütün evler bitişik nizam ve tepe pencereli imiş. Yani bir iç sokak ve sokağa bakan giriş kapılarından evlere giriş olurmuş. Aydınlatma sokak cephesi veya arka bahçe tarafından üstten açılan mazgal pencerelerle yapılırmış. Daha çok tek katlı ve ahır veya ağılla bitişik, iki üç odadan müteşekkil kerpiç evler tıpkı bir Hitit köyü gibi koruganlı olurmuş. Okulun bulunduğu tepeye yapılan yerleşimlerin tamamı, Emrullah Tunç’un evi ve Talip Aslan’ın evi de dahil 19 yy. içerisinde sonradan yapılmıştır. (Seyit Yurttaş)