Doğu Akdeniz Yörelerimiz

Doğu Akdeniz Yörelerimiz

Kıyı şeridinin hemen arkasında yer alan dağlık yöre, eski Yunanlılardan, Romalılara ve Haçlılara kadar pek çok ordu tarafından aşılmıştır. Dar kıyı şeridindeyse, bu hareketli geçmişten kalma çok sayıda eski kent yıkıntısı ve kale yer alır.


Alanya


Bizans’ın ilk dönemlerinden kalma Alahan manastırı, bir kaya sırtının güney yamacında, 1 200 m yükseltide yer alır. 130 m uzunluğunda bir revakla bağlanmış, V. yy’dan kalma iki kilisenin batıda yer alanı, sütunlu bazilika tipindedir. Incil yazarlarının ve İsa’nın canlandırıldığı kabartmalarla süslü bir ana kapısı vardır. Doğudaki kiliseyse, kule tipi, merkezî planlı bir yapıdır. Hıristiyan yapı sanatının en güzel örneklerinden sayılmaktadır.


Anamur


İçel iline bağlı aynı adlı ilçenin merkezi Anamur kasabası, aşağı yukarı 36. enlem üstünde yer alır ve Türkiye’nin en güney noktasıdır. Kazılmamış Eskiçağ kenti Anemurion’u koruması için yapıldığı sanılan kentin 6 km önündeki Anamur (Mamuriye) kalesi, 1221’de bütünüyle yıkılıp, yeniden yapılmıştır. Mazgallarla korunan duvarları ve 36 kulesiyle, bölgenin en rinden biridir.
 

Gülek Boğazı


Toros dağlarında, 1 050 m yükseltide yer alan, içinden Çukurova’yı İç Anadolu’ya bağlayan karayolunun geçtiği Gülek boğazı, Eskiçağ’dan bu yana önemli bir geçit işlevi görmüş, Romalılar tarafından “Kilikia Kapılan” (Pylae Cili- ciae) diye adlandırılmıştır.
 

Karaman


Anadolu yaylasında 1 038 m yükseltide yer alan, aynı adlı ilin merkezi Karaman kenti, Hititler döneminde kurulmuş, Bizanslılar döneminde yaylanın korunmasını sağlayan önemli bir kale işlevi görmüş, Selçuklular tarafından fethedilip, Selçuklu İmparatorluğu nun Moğollar tarafından yıkılmasından sonra, Ka- ramanoğulları beyliğinin merkezi olarak, pek çok anıtla donatılmıştır. Kent ayrıca, Kara- manoğlu Mehmet Bey’in bir kararnameyle Farsça yerine Türkçe’yi resmî dil ilan etmesiyle Türk edebiyatının başladığı kent olması bakımından önem taşımaktadır. Kentteki çok sayıda anıtın başlıcalan arasında Yunusemre külliye- si (cami, zaviye ve türbe; türbede Yunus Emre ile şeyhi Tap- tuk Emre’nin gömülü oldukları kabul edilir), Hacıbeyler camisi (1350), Validesultan camisi (1370; mihrabın solunda Mevlâna’nın annesi, eşi, çocukları ve torunlarının mezarları bulunur), Arapzade camisi (1420), vb. sayılabilir.
 

Kızkalesi


Mersin-Silifke kıyı yolunda, Erdemli ilçesi kıyısının açığındaki adada yükselen Kız- kalesi, karadaki kaleyle birlikte, Eskiçağ | kenti Korykos’u korumak için yapılmış. 1448’de Karamanoğlu İbrahim Bey’in buyruğuyla yenilenmiştir. Çevresi 800 m’yi bulan, duvarları 8 kuleyle güçlendirilmiş kale. İstanbul’daki Kuzkulesi’yle aynı efsaneye konu olmuştur Bir falcının yılan sokmasından öleceğini bildirdiği bir hükümdar kızı, alınyazısından korumak için
bu kaleye kapatılmış, ama saraydan gönderilen bir üzüm sepetinden çıkan yılan tarafından sokularak ölmüştür.


Silifke


İçel iline bağlı aynı adlı ilçenin merkezi olan, Göksu (Kali- kadnos) kıyısındaki Eskiçağ kentinden (Seleuikeia) günümüze hemen hiçbir şey kalmamıştır. Günümüzde, bir tepenin üstünden kente egemen olan kale. Osmanlı döneminden kalmıştır; ama kesin yapım tarihi bilinmemektedir. Çevresi 4 827 m’dir. 23 kule ve burçla desteklenmiştir. Göksu üstündeki Taş köprü (altı gözlüdür), I.S. I. yy’da yapılmış, 1875’te yenilenmiştir. Silifke Müzesi’nde, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinden yapıtlar sergilenmektedir.
 

Tarsus


İçel iline bağlı aynı adlı ilçenin merkezi Tarsus, Anadolu’da 3000 yılı aşkın süredir adı hemen hiç değişmeden (Tarsos) sürekli oturulan tek kenttir. Hititler döneminde kurulan, Tarsus (Kydnos) çayıyla denize bağlanan kentten söz eden eski Yunan komutanı ve tarihçisi Ksenophon, Tarsus’un İ.Ö. 400 yılına doğru gelişmiş bir kent olduğunu ve Persler tarafından yağmalandığını anlatmıştır. İ.Ö. 333’te Büyük İskender tarafından alman kent, İ.Ö. 64’te Romalıların Kilikia eyaletinin başkenti olmuş, Atina’daki ve İskenderiye’deki eğitim merkezleriyle boy ölçüşen üniversitesiyle ün salmıştır. Zengin ve hareketli geçmişini yansıtan pek çok anıt içermektedir: Eski cami (eski Paulos katedrali); Ulu cami (1579)-, bir Roma hamamının üstüne yapılmış Şahveran hamamı; vb.
 

Uzuncaburç


Mersin’in Silifke ilçesi merkez bucağına bağlı Uzuncaburç köyü yakınında, Toros dağlarında 1 000 m’yi aşan bir yükseltide, Eskiçağ kenti Diokai- sareia’mn yıkıntıları yer alır. Daha önce tanrı Tarku için yapılmış kutsal yeri eski Yunanlılar Zeus tapınağına dönüştürmüşler, daha sonra da Roma imparatoru Tiberius tapınağı yeniletmiştir. Zeus tapınağı, Anadolu’daki en eski (İ.Ö. 290) Korinthos üslubunda tapınaktır. Uzuncaburç köyünün adı. Eskiçağ kentindeki yüksek kuleden kaynaklanır.