SNCM, İlan edilen bir gemi kazasının kroniği: Tarih turizme bir ders verdiğinde

Günlük yaşam Les Echos, (sunan: Fleur BOURON) Fransız taşımacılığındaki en hararetli ve büyüleyici konulardan birini, son video retrospektifiyle yeniden gündeme getirdi: “SNCM, bir gemi kazasının hikayesi”. Onlarca yıldır kendisinin Titanik kadar batmaz olduğuna inanan bir gemicilik şirketinin uçuruma tavizsiz bir dalışı ve mali durumu açısından da aynı derecede çarpıcı bir sonuç.

Kıta Fransası, Korsika ve Mağrip arasındaki hizmetlerin tarihi amiral gemisi olan Société Nationale Maritime Corse Méditerranée (SNCM), endüstriyel iflasın mükemmel bir ders kitabı örneğidir. Ancak kokteyl herkes tarafından biliniyordu: sertleşmiş sendika eş yönetimi, yaz ortasında tatilcileri felç eden tekrarlanan grevler, Brüksel tarafından yasa dışı sayılan devlet yardımının aşılanması ve hepsinden önemlisi, rekabete karşı tam bir körlük.

SNCM kendi çelişkileri içinde boğulurken, ekonomik bir modelle donanmış Korsika Feribotlarının sarı gemileri düşük maliyetli ve müthiş bir çeviklikle havalandı ve pazarı ele geçirdi. Şirketin tasfiye edilmesi ve çok daha pragmatik ve özel Corsica Linea kisvesi altında küllerinden yeniden doğması 2016 yılına kadar mümkün olmadı. Ekonomi basınına dair bu tarihi hatırlatma sadece dikiz aynasına bakmak değil: mevcut endüstriye tutulan bir aynadır.

Mister Seyahat Haberlerinin Uzman Gözü

Şirket sabotajında ​​bir dünya şampiyonası olsaydı, SNCM ödülünü sonsuza kadar şömine rafında saklardı. Bu retrospektifin bize parlak bir şekilde hatırlattığı şey, tekelin ölümcül kibiridir.

Yıllarca şirket eski bir prensip altında faaliyet gösterdi: “Biz devletten destek alıyoruz, müşterinin başka seçeneği yok, müşteri platformda bekleyecek”. Ciddi hata. Turizmde müşteri her zaman başka bir tekne buluyor. Bu gemi kazası, kendi sosyal başarılarına odaklanan bir şirket ile güvenilirlik, rekabet gücü ve hizmet talep eden bir pazar arasındaki ölümcül kopukluğu gösteriyor.

Bugün, seyahat endüstrisinin muazzam zorluklarla (gazyağı maliyetleri, çevre standartları, yapay zeka) karşı karşıya olduğu bir dönemde, SNCM’nin hikayesi sert bir uyarı gibi yankılanıyor. İster havayolu şirketi, ister acente ağı, ister tur operatörü olun: “tarihsel lider” statüsü sizi hiçbir şeyden korumaz. Dinozorlar, iklim değiştiğinde her zaman ortadan kaybolurlar, özellikle de göktaşının geldiğini görmeyi reddederlerse (ister Korsika Feribotları logolu sarı olsun, ister yeni teknolojik beklentiler şeklini alsın).

Köyümüz News’den ipuçları

SNCM’nin tarihi sadece ekonomi kitaplarında anlatılan bir anekdot değildir. Kendi faaliyetiniz için gerçek bir risk yönetimi matrisi; bu gemi kazasından aldığınız dersleri günlük yaşamınıza nasıl aktarabilirsiniz?

  • Asla tüm yolcularınızı aynı tekneye koymayın (kelimenin tam anlamıyla): SNCM’nin düşüşü o dönemde pek çok tur operatörünü ve otobüs operatörünü zor durumda bıraktı ve gruplarını Korsika’ya taşıyamıyordu. Ders: Tedarikçilerinizi daima çeşitlendirin. “Tarihi” veya devlet destekli bir ortak size dokunulmaz görünse bile, her zaman sağlam bir “B Planı”na ve çevik rakiplerle beklenmedik durum sözleşmelerine sahip olun.
  • Müşteri tavsiyelerinize “sosyal riski” entegre edin: Tekrarlanan grevler eski şirketin ayırt edici özelliğiydi. Bugün ister havayolunda ister demiryolunda olsun toplumsal huzursuzluk riski yüksek olmaya devam ediyor. Katma değeriniz: Reasürans stratejistleri olun. Sıcak dönemleri önceden tahmin edin, sistematik olarak kapsamlı iptal sigortası sunun ve küçük bir ekstra ödeme anlamına gelse bile müşterilerinizi (özellikle kurumsal) en iyi operasyonel güvenilirlik oranlarına sahip taşıyıcılara yönlendirin.
  • Denizcilik hizmetlerinde yeni çağın satışını yapın: Müşterilerinize güven vermek için bu tarihi gelişmeyi kullanın. Korsika ve Mağrip’e verilen hizmet büyük ölçüde değişti. Ekolojik dönüşüme (LNG gemileri, liman elektrifikasyonu) yatırım yapan Corsica Linea veya esnekliği nedeniyle Corsica Ferries gibi oyuncularla sektörün yenilenmesini vurgulayın. Müşterilerinize, Akdeniz’de deniz taşımacılığının artık 2000’li yılların engelli parkuru değil, ayakta kalabilmek için modernleşmek zorunda kalan bir sektör olduğunu gösterin.