Yazıtepe Köyüne Hoşgeldiniz

Turhal Yazıtepe Köyümüzü Tanıyalım

Yazıtepe Köyü Tokat ilimizin Turhal ilçesine bağlıdır. 2018 yılı istatistiklerine göre toplam 1106 kişi yaşamaktadır. Yazıtepe Köyü posta kodu 60300 olarak belirlenmiştir. Tokat il merkezine 61 km. uzaklıkta yer alan Yazıtepe Köyü Turhal ilçe merkezine ise yaklaşık 16 km. mesafededir. Köyümüzün ortalama rakımı 770 metredir. Eski ismi Gülüt Köyüdür. 2014 yılına kadar belediyesi olan Yazıtepe köyünün temel geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. Başlıca yetiştirilen ürünler şunlardır: Biber (dolmalık), Buğday (Ekmeklik), Domates (Sofralık), Mercimek yeşil, Mısır (Silaj), Nohut, Fasulye (taze), Fidanlık (meyve, kavaklık), Fiğ, Karışık Sebzelik, Patates, Soğan (kuru), Şekerpancarı, Üzüm Sofralık (Çekirdekli), Yonca

Köyde 1946 yılından beri ilkokul bulunmaktadır. Bunun yanısıra 1978 yılında hizmete açılan bir ortaokul, sağlık ocağı ve Kur'an Kursu da hizmet vermektedir. Köyün yolu asfalttır. [değiştir]

  • Yakup İRGİN yazdı / 09-09-2019 :

    YAZITEPE KÖYÜ HAKKINDA
    Eski İsmi: Gülüt
    Turhal'ın doğusunda yer alır, Turhal'a 16 km Tokat'a 60 km uzaklıktadır. Doğusunda Yenisu köyü, batısında Çamlıca köyü, kuzeyinde Üçyol köyü ve güneyinde Koruluk köyü bulunmaktadır.
    Nüfusu: 2018 yılı verilerine göre 1106'dır. Köyümüz son dönemlerde başta İstanbul olmak üzere ülkemizin bir çok yerine göç vermektedir. Bu sebeple köyün nüfusunda düşme görülmektedir, sadece İstanbul'da ikamet eden Yazıtepeli sayısı yaklaşık olarak 1800 kişidir.
    Geçim Kaynakları: Tarım ve hayvancılıktır. Köyümüzde sebze hali binası bulunur, Tarım Kredi Kooperatifi ve Tarımsal Kalkınma Kooperatifi mevcuttur.
    Köyümüzün tarihi 460 yıl öncesine dayanır. Köyün ilk ismi "Gulüp"tür daha sonraları "Gülüt" olarak değiştirilmiştir, 1964 yılında ismi tekrar değiştirilerek Yazıtepe olarak kayıtlara geçmiştir.
    İlkokul 1949 da açılmıştır, bugün İlk ve Orta Okul olarak faaliyetine devam etmektedir. Köyde Kuran Kursu binası ve Sağlık Ocağı'da mevcuttur.
    İklimi: Orta Karadeniz iklimi ile iç Anadolu bölgesi iklimi arasında bir geçiş iklimi görülür, bu nedenle genelde ılıman bir iklime sahiptir. Genel olarak yaz mevsimi alçak alanlarda sıcak ve kurak yüksek yerlerde ise serin geçer, kış mevsimi soğuk ve kar yağışlıdır.
    Köyümüz 1994 yılında Belediye olmuştur, 2014 yılına kadar belediyelik yerleşim yeri iken 6360 Sayılı Kanunla köy statüsüne geçmiştir.
    COĞRAFYASI
    Köyümüz coğrafyası bakımından zengin özelliklere sahiptir, bitki örtüsünün orman olmasından dolayı köyün etrafı yeşillik alanlarla, dağlarla ve yüksek tepelerle çevrilidir.
    Yerleşim yeri çok hafif yamaç yer üzerinde kurulu olmakla beraber bir bölümüde düz arazide kuruludur, yerleşim yeri uzunluğu yaklaşık olarak 2 km bir alandadır. Köyümüzün rakımı 772'dir, en yüksek tepe olan oğürcek tepesi rakımı 1519 ikinci yüksek tepe olan sivri tepesi rakımı 1440'dır. Matematik konumu 40 derece kuzey enlemi ile 36 derece doğu boylamında yer alır iklim bakımından karasal iklim hakimdir, orta Karadeniz iklimi ile iç Anadolu bölgesi iklimi arasında bir geçiş iklimi görülür. Bu nedenle genelde ılıman bir iklime sahiptir genel olarak yaz mevsimi alçak alanlarda sıcak ve kurak yüksek yerlerde ise serin geçer kış mevsimi soğuk ve kar yağışlıdır. Köyümüz sınırları içerisinden Yeşilırmak'a dökülmek üzere ırmak geçmektedir Türkiye haritasında ismi Gülüt Deresi yada Gülüt Çayı olarak gösterilmektedir. Bu ırmak üzerine Baraj inşaatı başlamıştır köylü arazisinin büyük bir bölümünüde ırmak sayesinde sulamaktadır. Arazinin büyük bir bölümü ormanlık ve dağlık alanlarla kaplıdır, köylü bu arazinin sadece 4/2'lik bir bölümünü işleyebilmektedir. Dört mevsim iklimini de yaşayan bir yerleşim yeridir bu sayede çoğu yerleşim yerinde yetişmeyen sebze çeşitleri köyümüzün iklim şartları yaş sebze üretimine elverişli olduğu için burada yetiştirilir. Köyümüzün dağında yetişen bazı ağaç çeşitleri şöyledir; gürgen, meşe, çam, ardıç, pelit, yabani kavak türleri başlıcalarıdır. Diğer bitki çeşitleri ise; fındık, ıhlamur, kızılağaç, kızılcık, kuşburnu, ahlat, aluç, mahlep vb. türleridir.
    GEÇİM KAYNAKLARIMIZ
    Eskiden köy halkının geçimini bağcılık, tütüncülük, şeker pancarı üretimi, kuru tahıl ürünleri ve hayvancılık sağlamaktaydı son yıllarda bağcılık, şeker pancarı ve tütüncülük tamamen bitmiştir. Şuan sadece yaş sebze ürünleri kuru tahıl ürünleri ve hayvancılık yapılmaktadır, köylü yaş sebze ve meyve ürünlerinden sadece ihtiyacı kadar üretmektedir. Diğer taraftan kuru tahıl ürünleri olan buğday, nohut, arpa, mercimek, fiğ de köy halkının geçimine katkı sağlamaktadır. Köylünün en önemli geçim kaynağı hayvancılıktır özellikle kurbanlık besi hayvanları yetiştirilerek köy halkının geçimine yardımcı olmaktadır, son dönemlerde köy halkının bir bölümü hayvancılıkla ilgili kooperatif kurarak hayvancılığı daha da ileri götürmek için çaba sarfetmektedirler.

    TARLALARIMIZ
    Köyümüzde bulunan tarlalarımızın isimleri aşağıdaki gibi yer almaktadır.
    Vaydan, subasar, köyüstü, çorak, orta çayır, acı elma, örendip, gölyeri, didalan, taşlı tepe, ada, kızılyar, çay, tepe üstü, ulutepe, illem yeri, kurtini, av yeri, cev, çatak, kabalak, hocalı, güney, terelik, sazak, gölcük, haramu, gondal yeri, beyaz dağ, çütlüce, çevlik, bademli, iğdelice, çillok, saylih, çatık kaya, hale deresi, değirmen önü, inderesi, kanlı çay, kumbağardı, eski ovacık yeri, türkmen yatağı, hümmüz yeri, oluk ardı, galfa, suçalı, arküstü, kumluk, kavaklı dere, taşmankovan, hapan gediği, bent, mecidin avyer, bağ yeri

    SU KAYNAKLARIMIZ
    Köyümüzün içme suyu tam manasıyla halkın ihtiyacını karşılayamadığından sondaj vurularak su deposuna katkı yapılmıştır. Köyümüzün her bir köşesinde dağlarında, yaylalarında ve meralarında soğuk su kaynaklarımız ve derelerimiz bulunmaktadır. Bazı su kaynaklarımız da vardır ki bunlar görülmeye değer niteliktedir buz gibi sularıyla çatak çeşmesi, devecannı çeşmesi ve köyün içinde bulunan çoğcuğlün çeşme başlıcalarıdır. Ayrıca köyümüzde birde şifalı su olarak kabul edilen yer vardır ki burası "Su Çalı"diye adlandırılır su çalı köyümüz arazisinde mevkiye verilen bir isimdir. Fakat bu mevkiye önem kazandıran köy halkı tarafından da şifalı su olarak bilinen burada çıkan bir kaynak suyudur.
    SU ÇALI HİKAYESİ
    Rivayete göre zamanın birinde köyümüz halkı dışından birisi bir gece rüyasında köyümüzde bulunan su çalı denilen yerdeki çeşmeyi görür rüyayı gören kişininde bazı hastalıkları vardır. Rüyasında bu sudan içtiğini hastalığı bulunan yerlerine sürdüğünü ve şifa bulduğunu görür rüyada gördüklerinden yola çıkarak köyümüze gelir. Köy halkına rüyasında gördüğü yeri anlatır ve su çalı denilen yerdeki çeşmeyi bulur, sonra bu çeşmenin suyundan içer hastalığı bulunan yerlerine sürer şifasını bulur. Bir rivayete göre de bu kişinin yetişmiş muhterem bir zat olduğu söylenmektedir, daha sonraları köy halkı burasını şifalı su olarak kabul eder, son yıllarda burada bulunan çeşmenin tamamen kuruduğu söylenmektedir.

    YAYLALARIMIZ
    Köyümüzde bulunan yaylalarımızın isimleri aşağıdaki gibidir.
    Eski ovacık yeri, gocen, govuluk, tomsu, keltepe, çördüklü alan, bahçacuk, orta alan, çatık kaya, ucalan, gambalık, akkaya, bel alan, armutlu alan, kirazlı alan, galfa, golyeri, golcük, sazak, güney, gürcoğun boğaz, civcinin ada, haramu

    YER İSİMLERİMİZ
    Köyümüz arazisinin çok geniş olması sebebiyle toprağımızın her karışına ayrı ayrı isimler konulmuştur bu isimlerin bazıları bölgenin kıraçlığı ile bazısı çok sulak olması ve bazıları da toprak sahibinin adı ile anılmaktadır. Bu sebeple güzel Yazıtepemin dağına, taşına, toprağına, suyuna ve merasına verilen isimler aşağıdaki gibidir.
    Kara burun, oğürcek, selahat tepesi, misdoğun çayırlık, soğulcak pınar, arabon çukur, çal, sahpınarın kuz, kireç ocağı, misürdünün tuzlak, taşlı alaca, kel, sivri, kıran, elma ağacı, gevenli, tombul alaca, kumaş alan, koru, sepet yatağı, bent, yarık kaya, selemoğun tütün diktiği, çukur bahçe, imbağın ağıl, hocanın eşme, ambar kaya, yalçınlı dere, yayhalönü, ütük, çoraklık, karga tepe, karaçam, şefdeli eşme, kesme deresi, seku yatağı, taşlı burun, çökeklik, eşek sırtı, sivri deresi, yağbasan, kaledibi, oluk ardı, meşeliğin düz, belalan, evkaya, mısdanın boz, suludere, dişin arası, cızıncak kaya, höllüklük, kızak yolu, gamışlı dere, sırçanlı yurt, taşman kovan, ardıçlı bayır, fındıklı dere, kuş kayası, ibişin kırdığı, kayanın ardı, asimin daş, arpalığın güney, şeremen tepesi, çatmanın alaca, kel tuzlak, hacıvazın dere, betkuzu, sahçalı, comcom kaya, civcinin ada, bülbül yuvası, neşetin kuz, orta diş

    ÖRF VE ADETLERİMİZ
    Örf ve adetlerimiz denildiğinde akla gelen ilk şey düğünlerimizdir, köyümüzde düğün öncesi ve düğün içinde yapılan adetlerimiz aşağıda belirtilmiştir.
    KIZ İSTEME: Köyümüzde evlilikler köy halkının birbirleriyle akraba olması ve birbirini yakınen tanıması sebebiyle genelde görücü usülü ile yapılır. Kız isteme hadisesi oğlan tarafından bir görücü kız evine gönderilir, eğer kız evi müsait görürse bir başka güne randevu alınır o akşam oğlan tarafı akrabalarından birkaç kişi giderek kız isteme hadisesini gerçekleştirirler.
    SÖZ KESME: Bu durum kız tarafı ve oğlan tarafının yakın akrabalarının bir araya gelerek sözün kesildiğine dair helva yemesi ile gerçekleşir. Söz kesmede kız tarafının oğlan tarafından düğünde yapılacak istekleri de vardır mesela; altın, mobilya, beyaz eşya, yün yorgan vb. tüm bu masraflar oğlan evine aittir kız tarafı sadece kızın ufak tefek çeyizini hazırlar.
    ŞERBET İÇME: Kız isteme ve söz kesme olayı sadece kız tarafı ile oğlan tarafı arasında geçer şerbet içme hadisesi ise köy halkını haberdar etmek için yapılır. Kızın arkadaşları kız evinde toplanır oğlanın arkadaşları bir evde toplanır yemekler yenir tatlılar yenir oyunlar oynanır özelliklede bu güne özgü şerbet içilerek bu iş gerçekleşir, köy halkı her iki tarafa da hayırlı olsun dileklerinde bulunurlar.

    YÜZÜK TAKMA: Söz kesildikten bir hafta sonra kadınlar arasında yapılır, kız tarafı oğlan evine gelerek gelin adayının ve damat adayının yüzüğünü takarlar yüzüğü genelde gelin adayının yakını takar ve damat adayıda yüzüğü takana para verir.
    ÇİT BÜRÜKLEME: Çit bürükleme dediğimiz hadise gelin adayının başına bağlanan oyalı yazmadır kız tarafından ve oğlan tarafından bayanlar gelin adayına yöremize özgü kendi el emekleri ile süsledikleri birbirinden güzel oyalı yazmaları hediye ederler. Gelin adayı nişanlanmadan önce başı açık, yada başörtüsü ile başını bağlamış olabilir bu günden sonra yöremize ait oyalı yazmalarla ile başını bağlamak zorundadı buna yaşmak çekmekte denir, bu durum onun nişanlı olduğunun bir simgesidir.
    NİŞANLILIK DÖNEMİ : Köyümüzde nişanlılık dönemi ortalama bir yıldır, bu dönem içinde nişanlı iki genç birbirini daha yakından tanıma fırsatı bulurlar.
    NİŞAN: Kadınlar arasında olan nişan düğüne bir hafta kala yapılır nişanda gelin adayına altın takılar oyalı yazma ve para takılır burada düğün sahibine yardımlaşmanın bir örneği gerçekleşir.
    KÖYÜMÜZDE DÜĞÜN: Düğünler genelde cuma günü öğleden sonra başlar ve pazar günü gelin gelmesiyle son bulur düğünlerimizde oğlan evinden damadın arkadaşları ve yakınları yardım edecek kişilere yiğitbaşı denir, kız evinden gelin adayının arkadaşı ve yanında yardım edenlere de kız bahçesi denir. Düğünlerde yemek çeşitleri genelde soğuk yada sıcak çorba, et yemeği, pilav, yahni, helva şeklindedir düğüne gelenlere bu yemekler ikram edilir.
    SANDIK VERME: Sandık verme hadisesi Perşembe günü ikindi namazından sonra gerçekleştirilir, oğlan evinden mobilya türü eşyaların kız evine taşınması olayına sandık verme denir. Bu olay kız evinden ve oğlan evinden yakınların (erkeklerin) bir araya gelip oğlan evinden mobilya türü malzemeleri kız evine taşınmasıyla olur. Taşınan eşyalar pazar günü gelin alınırken geri oğlan evine getirilir bundan maksat gelin adayının sandığın içine çeyizlerini koymasıdır.
    ÇEYİZ ASMA: Düğün başlamadan gelin adayı Perşembe gününden çeyizlerini bir yerde sergiler bu duruma çeyiz asma denir. Kendisinin yapmış olduğu el emeği göz nuru oyalı yazmalarını işlemelerini ve değişik dantel örgülerini iki gün boyunca kadınların bakması için sergiler gelin adayına bu işlerde kızbahçeleri yardımcı olur.
    DÜĞÜN: Cuma günü öğleden sonra oğlan evine davul zurna gelmesiyle düğün başlar köy halkı hayırlı olsun dileklerinde bulunmak için düğün evine gider, halaylar çekilir oyunlar oynanır damat yanında sağdıç ile birlikte gelen misafirleri karşılar misafirler ile yiğitbaşları ilgilenir yemekler ikram edilir.
    ÇEYİZ TÖRELEME: Cuma günü akşam damat sağdıcı ile birlikte kız evine giderek gelin adayının çeyizine bakmasına çeyiz töreleme denir. Damadın sağdıcı çeyizden en beğendiği çiti (yazmayı) alır ve yerine para takar.
    KINA GECESİ: Kına gecesi çok eğlenceli geçer davul zurna eşliğinde hep birlikte kına almak için kız evine gidilir, kız evi kınayı kolay vermez önce damadın yakınlarının oynaması istenir. Damat yakınlarını oynatmadan kına vermezler kınayı kız evinden birisinin yakını oğlan evine getirir ve bunun karşılığında para verilir, eğlenceler eşliğinde damadın kınası yakılır. Kız evinde ise hüznün ve sevincin yaşandığı bir ortamda maniler, ağıtlar ve çeşitli oyunlar eşliğinde gelinin kınası yakılır.
    GÜVEY ESBABI (DAMAT ELBİSESİ) ALIMI: Sabah davul zurna eşliğinde kız evine gidilerek damadın giyeceği elbiseler alınır, kız evinde oyunlar oynanmadan damat elbisesi verilmez. Damat elbisesini kız tarafından birisi getirir ve oğlan evinde bu kişiye para verilir, elbise damat tıraşından sonra giydirilir.
    DAMAT GEZDİRME: Damadın bir kolunda sağdıcı diğer kolunda diğer arkadaşı ile köyün içinde davul zurna eşliğinde gezdirmeye denir, bu durum aynı zamanda köy halkını oğlan evine takı merasimine çağırmaktır.
    SAÇI (TAKI MERASİMİ): Saçı köy halkının düğün sahibine hediye para bırakma işine denir. Genelde bu durum köy halkı arasında yaygın olmakla beraber yardımlaşmanın ve dayanışmanın bir örneğidir.
    GELİN ALMA: Gelin almaya davul zurna eşliğinde kalabalık grup halinde ve arabalarla gidilir. Kız evinde büyük bir üzüntü hakimdir ilk önce perşembe gününden getirilen sandık verme işlemi ve gelin malzemeleri araca yerleştirilir. Bu arada yastık taşıma işi vardır, gelinin yastığı yine kız evinden birisine verilerek oğlan evine getirilir bunun karşılığında para alınır. Gelin baba evinden her yörede olduğu gibi büyük üzüntü içinde ayrılır, oğlan evinde gelinin gelmesi ile dualar yapılarak düğün son bulur.

    SÜLALELER
    Köyümüzde önceden yedi tane ayrı soy isimli aileler bulunmaktaydı bu ailelerinde kendi aralarında lakapları vardı, daha sonraları bu ailerler çoğaldıkça ve soyadı kanunu ile beraber hanelerde kalabalıklaşmaya başladı bu sebeple aşağıda isimleri yazan sülaleler oluştu.
    Aliağaller, gülmedengiller, Hüseyinhocaller, Öksoğüller, Karadayıller, İbişgiller, Hatipgiller, Alihocaller, Körcoğoller, Hacöller, Türkoller, Kınaller, Babişgiller, Balakgiller, Selemoğuller, Savırgiller, Kamilgiller,
    Çolakgiller, Dilkiğiller, Bilalgiller, Govgadıgiller, Zivlangiller, Kamergiller, Araboller, Saliefendiğiller, Demirciğiller, Köraliğiller, Çoğcuğuller, Garaşgiller, Hassoller, Misoller, Esmaller, Koşgergiller

    Daha sonraları insanlar kendi aralarında kolay iletişim kurmak ve işin içerisine birazda espiri katmak adı altında aşağıda yazılan lakapları kullanır hale geldiler, köyümüzde herkes isminden çok lakabıyla tanınır köyümüzde bulunan lakaplar şöyledir Yazıtepe şivesi kullanılmıştır yazıldığı gibi okunur.

    Alibişgil, alafaller, alembaşıgil, ahmetçobangil, abidüngil, asimgil, böllükgil, bilalgil, babayusufgil, berberoller, contirgil, çiroller, cinaligil, dedeahmetgil, delümısdaller, efendigiller, güccükmısdaller, gocamahmutgil, gocamısdal, gocairbamgil,gocuhgil, gıdıkgil, gıtmırgil, güdekgil, gosgosgil, gımballer , gaveciğil, guruller, halimgil, hözüller, hacınuriğil, hacıahmetgil, hacıüsüyüngil, hacıirbamgil, hayırlahgil, inceömergil, ivezgil, kelahmetgil, kelaligil, kopturgil, lütfiğil, nannımgil, saruzgil, sefergil, sarbiller, şekergil, taymazlar, tevoller, tanıbalüğül, tostukgil, pangacığil, veliğil, yaşargil, yarmağaller, mehmetustağal, mehmetaliğiller, dobakgil, gabakgil, arifgil, taslakgil, kelahmetgil, hacırahmigil, keçeliğil, hüsnüğüller, yanahmetgil, ivdüllügil

    GELENEKLERİMİZ
    Gelenek ve göreneklerimize fazla sahip çıkılmasada bazı geleneklerimiz devam etmektedir, bunlar;
    ASKER UĞURLAMA
    Askere gidecek olan gençler gitmelerine bir ay kala kendi aralarında gezerler eğlenirler birbirlerine yemek daveti verirler. Gitmelerine yakın son cuma günü cuma namazından sonra köy meydanında tüm köy halkı toplanır hoca asker dualaması yapar, köy halkı meydanda askere gidecek gençlerle vedalaşır. Gideceği son gün yakınları ile vedalaştıktan sonra evden çıkarken bir dilim ekmek ısırtılır ve ısırtılan o dilim askerden dönünceye kadar bekletilir. Bunun sebebi de nasibinin onu getireceğine inanılır, nasibine dönüp geri gelmesidir. Her yörede olduğu gibi davul zurna eşliğinde uğurlanır.
    ÇUL DOKUMACILIĞI
    Köyümüzde çul (kilim) dokumacılığı eskiye oranla fazla yapılmasada halen mevcuttur eskiden keçi kılından yapılan kıl çullar ve çuvallar vardı, koyun yününden yapılan ipliklerle oturmak için çul, çorap ve eldiven yapılırdı. Şimdi hazır elde edilen ipliklerle dokumacılık azda olsa köyümüz kadınları tarafından yaz mevsiminde mahalle aralarında devam etmektedir.
    SOHU DÖVMEK
    Sohu, buğday dövmek için kullanılan içi oyulmuş şekilde olan bir taşa verilen isimdir. Teknolojinin artmasıyla birlikte bu tür adetlerimiz yok olmuştur, sohu taşı genellikle mahalle aralarında bulunur. Sohu dövmek demek sohu dediğimiz taşın içine 2-3 teneke buğday sohudan taşmayacak şekilde boşaltılır, buğday hafiften ıslatılır 4-5 kişide sohu dövme aleti olan ucu ve sapı ağaçtan yapılmış tokmaklarla sırasıyla sohuyu dövmeye başlarlar tabiki bu işlerde genç erkekler tercih edilir. Sohunun içindeki buğdayın kabuğu yani kepeği çıkıncaya kadar dövülür. Bu durum yarım saat sürer eskiden köyün gençleri sohu dövmek için sıraya girerlermiş bundan maksat köyün genç kızlarına kendini beğendirmekmiş.
    KIZAKLA ODUN TAŞIMACILIĞI
    Eskiden kar yağışının bol olduğu zamanlarda kızakla odun taşımak için dağa gidilirdi, bu durum kar kalınlığının çok olduğu zamanlar yapılırdı. Kızak tamamıyla ilkel bir alet olup ağaçtan yapılır ve çok hafif olur. Oduna gidecek kişi sabah erkenden kızağını ipini baltasını ve azığını alıp yola çıkar akşama kadar topladığı çalı çırpıyı kızağına yükler, karın üstünde kendi açtıkları yoldan kayarak kızaklarını getirirler. Köyün yakınına geldiklerinde kızak getirenleri izlemek için köy halkı önlerine gider kızak getirirken yardım ederler, onları izlemek bile insana ayrı bir keyif katar.
    YAĞMUR DUASI
    Her yörede olduğu gibi köyümüzde de havaların çok kurak gitmesiyle birlikte yağmur duası yapılır, yağmur duasına Cuma günü çıkılır. Çıkmadan birkaç gün önceden okunması için fındık büyüklüğünde 72 bin adet taş toplanır bu taşların her biri okunarak çuvallara doldurulur yağmur duasına çıkılacak güne hazır edilir. Kadın ve erkek tüm köy halkı o gün yağmur duasına çıkar bol bol dualar edilir. Cuma namazından sonra köyün erkekleri hep birlikte dualar eşliğinde ırmak kenarına giderler. Burada yine dualar eşliğinde önceden toplanıp okunan çuvalların içerisinde bulunan 72 bin adet taş suyun en derin yerine bırakılır. Yağmur duası yapılarak merasim son bulur bu güne has büyük kazanlar içerisinde etli pilavlar pişirilerek tüm köy halkına dağıtılır, yağmur çok yağarsa suya bırakılan çuvallar geri çıkartılır.
    EMEĞİ GEÇENLER, MUHTARLARIMIZ
    Köyümüzde emeği geçen muhtarlarımızın isimleri aşağıdaki gibidir, kendilerine köyümüze yapmış oldukları hizmetlerinden dolayı teşekkür ediyor, aramızdan ayrılanlarada Cenab-ı Allah'tan rahmet diliyoruz.
    1935 - 1939 (gulmedenin) Yusuf GÜL
    1939 - 1943 (tüccar) Hüseyin KOÇ
    1943 - 1947 (mehmetefendi) Mehmet KOÇ
    1947 - 1952 (hatipgilin) Mustafa GÜVELİ
    1952 - 1956 (arabolün) Mustafa KÜRK
    1956 - 1960 Hacı Rahmi KONUK
    1960 - 1964 (öksoğlün) Osman KAROĞLU
    1964 - 1968 (çoğcuğlün) Hasan KAVLA
    1968 - 1972 (çolakgilin) Dursun DEMİRPOLAT
    1972 - 1976 (hüseyinhocalin) Emin ZEYLEK
    1976 - 1980 (hüseyinhocalin) Ahmet ZEYLEK
    1980 - 1984 (alibişgilin) Mustafa KALAV
    1984 - 1994 (garaşgilin) Alişan ATILGAN
    BELEDİYEMİZ
    1994 Yılından itibaren köyümüz Belediye sistemine geçmiştir
    1994 - 1999 yılları arasında İbrahim Kılıç belediye başkanlığı yapmıştır
    1999 - 2004 yılları arasında Davut Konuk belediye başkanlığı yapmıştır
    2004 - 2009 yılları arasında İbrahim Konuk belediye başkanlığı yapmıştır
    2009 - 2014 Yılları arasında İbrahim İşeri belediye başkanlığı yapmıştır
    2014 yılında kasabamızın nüfusu 2000'in altında olmasından dolayı 6360 Sayılı Kanunla Köy statüsüne geçmiştir.
    Belediye başkanlarımıza köyümüze yaptıkları hizmetlerden dolayı teşekkür ederiz.
    Belediye olduktan sonra muhtarlık yapanlar
    1994 - 1999 Ömer GENÇOĞLU
    1999 - 2004 Orhan MUTLU
    2004 Yılından itibaren Kasabamız dört mahalleye ayrılmıştır
    Güzelyurt Mahallesi - Şuayip YATKIN - Hilmi MUTLU
    Meydan Mahallesi - Alişan ATILGAN
    Cumhuriyet Mahallesi - Hasan KABAN
    Çay Mahallesi - Osman GENÇOĞLU
    2009 yerel seçimlerinden sonra göreve gelen muhtarlarımız
    Güzelyurt Mahallesi - Erol KÜRK
    Meydan Mahallesi - Nuh ÖZEN
    Cumhuriyet Mahallesi - Fikri KARAOĞLU
    Çay Mahallesi - Kadir KAROĞLU
    2014 yerel seçimlerinde Belediye düştükten sonra göreve gelen muhtarlarımız
    2014 – 2019 Mustafa DEMİRPOLAT
    2019 – ... Ali SOYLU
    DERNEK BAŞKANLARIMIZ
    Yazıtepe Köyü Güzelleştirme Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği
    2006 - 2008 Orhan GÜLEÇ
    2008 - 2010 Musa KOÇ
    2010 - 2012 Şaban KARAN
    2012 - 2014 Şaban KARAN
    2014 - 2016 Şaban KARAN
    2016 - 2018 Davut KABAN
    2018 - ...... Orhan GÜLEÇ
    YAZITEPE'DE KELİMELER
    -A-
    ağartu: yoğurt, süt
    alaçuh: çoban evi
    aşurma: kulplu kazan
    abu: abla
    ahbun: hayvan gübresi
    ava: ağabey
    acuh: acı elma
    andal: tarlanın bir bölümü
    apalye: hoparlör
    annoğurt: inat
    acuza: yaramaz
    arsuz: utanmaz
    ağleş: bekle
    avu: zehir
    -B-
    badal: merdiven basamağı
    bıldır: geçen sene
    bıcahlık: mutfak
    balak: manda yavrusu
    bürük: büyük başörtüsü
    bük: süpürge ağacı
    boğürce: fasulye
    boz: sürülmemiş tarla
    berinlemek: irkilmek, ürkmek,
    bıdıhım: az birşey
    -C-Ç-
    cerek: uzun sırık
    cılga: patika yol
    comba: mandanın erkek yavrusu
    çebiş: keçinin yetişkin yavrusu
    çelpeşük: karışık
    coves: keçi sürme sözcüğü
    cücük: civciv
    çaput: bez
    çeşitsüz: çirkin
    cerhesüz: kötü, çirkin
    cızlıvat: lastik ayakkabı
    çıkı: küçük bohça
    çit: yazma
    citme: tekme
    çuvalduz: büyük iğne
    çemüç: kuru üzüm
    coğüz: ceviz
    çördük: küçük armut türü
    çimmek: yıkanmak
    çale: badem
    cavyeri: banyo
    culuh: hindi
    cıngı: kıvılcım
    cirbit: gözdeki çapak
    cınnazlık: anlaşmazlık
    cini: örgü aleti
    cicik: meme, emzik
    çöğmek: aşağı eğilmek
    çoşdar: laf getiren götüren
    çöçülenmek: oyalanmak
    cıbır: fakir
    çedik: çocuk terliği
    -D-
    dingil: üçgen biçiminde kap
    deynek: çoban sopası
    döngel: muşmula
    davun: küçük meyve türü
    dastar: büyük örtü
    diken üzümü: böğürtlen
    doruotu: dereotu
    düve: ineğin genç dişi yavrusu
    doğmu: değilmi
    dohurda: orada
    dıvrak: yakışıklı
    dene: buğday
    döşürüksüz: beceriksiz
    dulda: saklanacak yer
    düğü: ince bulgur
    -E-
    entere: entari, etek
    eviş: faraş
    eşme: çeşme, pınar
    efiyon: haşhaş
    emmi: amca
    eme: amcanın hanımı
    ellam: heralde, galiba
    eccük: azıcık
    ebe kulağı: salyangoz
    evmek: acele etmek
    enük: kedi köpek yavrusu
    eksuğetek: kadın
    esbap: çamaşır
    essah: sahi, gerçek
    fırtmak: küsmek
    fenikmek: başı dönmek
    -G-
    guşgene: bakır kap
    gısgaç: mandal
    gınnap: ip, sicim
    gezenek: balkon
    gilik: küçük ekmek
    gödek: ölçek
    göresimek: özlemek
    gubür: toprak
    gözer: halburun iri gözlüsü
    günülemek: kıskanmak
    gelonu: büyük fare
    gadder: kadar
    gatıh: ayran
    getü: getir
    gırbıcah: kap, kaşık
    gıymıh: küçük ağaç parçası
    ganuruh: çok inat
    gobul: içi boş olan
    -H-
    hev: büyük sele
    hedik: haşlanmış buğday
    hezen: ağacın gövdesi
    habe: heybe
    herk: sürülmüş tarla
    hazitmemek: sevmemek
    hızan: görmemiş
    heslenmek: kızmak, sinirlenmek
    -I-İ-
    işlik: gömlek
    ırbıh: ibrik

    ışkın: filiz
    ilistir: süzgeçli kap
    ilağan: leğen
    ilif: lif
    imicik: kura çekme
    işmar: işaret etmek
    ırah: uzak
    irahan: reyhan
    ılıncah: salıncak
    ırgalamak: sallamak
    -K-
    kayış: kemer
    kelem: lahana
    kemre: hayvan gübresi
    keşik: sıra
    kip: sağlam
    koğucu: dedikoducu
    kocabaş: şeker pancarı
    kömüş :manda
    korük: genç dişi keçi
    -M-.
    mayıs: sığır pisliği
    mıh: çivi
    mahat: sedir
    mertek: kereste
    mağel: çapa aleti
    mudul: ucu çivili sopa
    mungariz: perişan
    -N-
    naşafa: maşrafa
    nahıs: aksi
    nacak: küçük balta
    -O-Ö-
    ohlov: oklava
    ören: boş alan
    örken: uzun ip
    öncek: tek gözlü heybe
    öksoğ: ucu yanmış odun
    ohcur: bel lastiği
    ohlambur: ıhlamur
    -P-
    palaz: genç dişi manda
    pulba: yastık
    papah: fes, şapka
    pinnik: tavuk kümesi
    pehlüke: fabrika
    peşgir: havlu
    pevler: salça
    pürpürüm: semizotu
    partal: yalan
    pıllamak: koşmak
    -S-Ş-
    sini: tepsi
    sitil : kova
    sicim: sert ip
    sede: sadece
    sehim: hisse, pay
    sınar: sınır
    saya: koyun barınağı
    semer: at ve eşek üstlüğü
    sevitmek: koşmak
    sorhanmak: söylenmek
    sorutmak: ayakta durmak
    söngü: fırın paspası
    şip: hızlı
    şiberme: şımarmak
    şikürsüz: yakışıksız
    secerelü: belalı
    -T-
    tirki: yağ kabı
    tumman: şalvar
    tille: baston
    tohaç: çamaşır dövme aleti
    teke: büyük erkek keçi
    tohlu: genç erkek koyun
    tikan: dükkan
    tola: büyük bakraç
    teyin: sincap
    -U-Ü-
    urgan: kalın ip
    -V-
    vesait: araba
    vez: küçük meyve türü
    -Y-
    yayuh: yayık
    yazu : arazi
    yemişen: dikenli küçük meyve
    yunnuh: çamaşır yıkanan yer
    yevincek: hafif olan
    yıllancı: kısır
    yenice: yetişkin erkek keçi
    -Z-
    zaldır: uzun boylu
    zeklenme: taklit etme
    zahan: kazan
    zöhür: sahur
    zoval: kızılcık
    zerdelü: kayısı
    zerzefil: perişan
    zıpır: iri yarı kimse

    YÖRESEL DEYİMLERİMİZ
    Ağır oturup batman gelmek: Davranışlarında ölçülü olmak
    Alnını karışlamak: Küçümseyerek meydan okumak, tehdit etmek
    Bacakları çarpana çalmak: Çok işi olmak
    Baldırı çıplak: Fakir
    Bi dıhım: Bir ısırımlık
    Bünelek tutmak:Telaşlı olmak
    Cascavlak kalmak: Herşeyini kaybetmek
    Cıbırın gabadayısı: Fakirin gereksiz harcama yapanı
    Cılkı çıkmak: Çok yorulmak
    Cin fikirli: Açık gözlü. Art niyetli
    Dillik edememek: Anlaşamamak
    Dünyaya kazık kakmak: Ölmemek
    Eğsük etek : Çaresiz, zavallı kadın
    Eşşek hoşaftan ne anlar: Anlayışsız, zevksiz kişiler için söylenir
    Feyli bozuk olmak: Kötü niyetli olmak
    Fol yok, yumurta yok: Ortada her hangi bir neden yok
    Garezi olmak: Kinli olmak
    Gavil tutmak: Bahse girmek
    Geh biçi biçi: Buzağıyı çağırmak için söylenir
    Gıdımıynan harcamak: İdareli kullanmak
    Götün geri gitmek: Geri geri gitmek
    Haline bakmadan Hasan dağına oduna gitmek: Yapamayacağı bir işe başlamak
    Hangi dağda kurt öldü: Beklenmeyen bir iyilik yapılınca söylenir
    Haşat olmak: Yorulmak
    Hatırını yıkmak: Küstürmek
    Her tarakta bezi olmak: Her işle ilgili olmak
    Hır gür etmek: Kavga etmek
    Hiç halinin adamı değil: Yapamayacağı işe girişen
    Hoş beş etmek: Kısa sohbet etmek
    Ivır zıvır: Önemsiz
    İçkilde kalmak: Haber alamadığı için merak etmek
    İviğini civiğini sormak: Ayrıntılarını sormak
    Kap kaçah: Tabak, tencere vb.
    Kapısız köyden gelmek: Odanın kapısını açık unutana denir
    Karış vermek: Beddua etmek
    Kazı koz anlamak: Her şeyi ters anlamak
    Kına yakmak: Sevinilmeyecek şeye sevinmek
    Kimi kimsesi olmamak: Yalnız kalmak
    Kip gelmek: Elbisenin sıkı olması
    Laf olsun torba dolsun: İş olsun diye konuşmak
    Mabalın boynuma: Günahı, vebali benim olsun anlamında kullanılır
    Mayıl mayıl bakmak: Anlamsız bakmak
    Mıh sıçtı: Cimri
    Mırın kırın etmek: İsteksiz davranmak
    Oğul ekmeği yemek: Çocuklarından iyilik görmek
    Oralı olmamak: Önemsememek
    Ödü kopmak: Korkmak
    Önünden geçmek: Bir konuda danışmak
    Pılını pırtısını toplamak: Herşeyini almak
    Pürü budağı olmamak : Hiç bir şeyden sakınmadan, sonucunu düşünmeden her şeyi söylemek
    Püsküllü bela: Kişinin başını sıkıntıya sokan durum veya kişi
    Sap yiyip saman sıçmak: Saçmalamak
    Sarsuk sursuk konuşmak : Gereksiz, boş şeyleri konuşmak
    Sulu götürüp susuz getirmek: Aldatmak
    Sevindürük olmak : Sevinmek
    Şeytan diyor ki: İçinden kötü bir şey yapmak gelmesi
    Şip gitmek: Hızlı gitmek
    Şordan beri gelmek : Uzaktan gelmek
    Şordan arı gitmek : Şu taraftan gitmek
    Tabah çanah: Tabak, tencere vb.
    Tekeden süt çıkarmah: Olmayacak işi başarmak
    Uçkuruna düşkün olmak: Hovarda olmak
    Ulu orta konuşmak: Düşünmeden, kimseden çekinmeden konuşmak
    Ümüğünü sıkmak: Boğazını sıkmak
    Vara yoğa konuşmak: Gereksiz konuşmak
    Yağlı ballı olmak: Çok samimi olmak
    Yaşmak tutmak: Büyüklerin yanında sesli konuşmamak
    Zırnık göstermemek: Kimseye birşey vermemek. Cimri olmak
    Zıvanadan çıkmak: Kontrolden çıkmak, uygunsuz davranmak

    ATASÖZLERİMİZ
    Acı patlıcanı kırağı çalmaz
    Ağır otur, batman gel
    Al sana bir kaya, nereye dayarsan daya
    Babası oğluna bağ bağışlamış, oğlu da bir cımbı üzüm vermemiş
    Bekara karı boşamak kolay gelir
    Ben umuyom bacımdan, bacım ölüyor acından
    Boşa koydum dolmuyor, doluya koydum almıyor
    Buğdayım var diye güvenme ambara girmeyince, oğuluna güvenme el kızı koynuna girmeyince
    Dere ağzından tarla alma sel için; kırktan sonra karı alma el için
    Deveye demişler ki niye boynun eğri? Nerem doğru ki? demiş
    Doğmamış çocuğa don biçiyon
    Düğününde halburla su çekerim
    Erken yola çıkan yol alır, erken evlenen döl alır
    El adama akıl verir, ama ekmek vermez
    El elin eşşeğini üflük çalarak ararmış
    Elde yiyen yolda acıkır
    Elin ipiynen kuyuya inilmez
    Elinin hamuruynan erkeğin işine karışma
    Eşeğin yemediği ot başını ağrıtır
    Eşek hoşaftan ne anlar? Suyunu içer danesini bırakır
    Eşeğin canı yanarsa attan hızlı gider
    Görmemişin bir oğlu olmuş, çekmiş çü..nü koparmış
    Halına bahmıyon Hasan dağına oduna gidiyon
    Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır
    Isıracak it, dişini göstermez
    İçi beni yakar, dışı eli
    İnersin gönlüm inersin, attan iner eşeğe binersin
    İşten artmaz, dişten artar
    İt ite, it de kuyruğuna buyurmuş
    İti an, çomağı hazırla
    İtinen dalaşacağına, çalıyı dolaş
    İtin hatırı yoksa sahibinin hatırı var
    Kavun değil ki, kıçını koklayasın
    Kalmış kağnıyı, koca öküz çeker
    Kedi ciğere yetişemeyince, mundar der
    Kızım sana söylüyorum, gelinim sen işit
    Kurt kocayınca, itin masgarası olurmuş
    Kötü komşu insanı mülk sahibi yapar
    Leyleğin ömrü lak lakla geçer
    Namazda gözü olmayanın, ezanda kulağı olmaz
    Olmuşla ölmüşe, çare yok
    Ölme eşeğim ölme, yaz gelince yonca vereceğim
    Ölüye giden ağlar, düğüne giden oynar
    Ölüyü çok yıkayanca, abdesti bozulur
    Suyun durgun akanından, adamın yere bakanından kork
    Tarlayı taşlı, kızı kardeşli yerden al
    Tavşan dağa küsmüş, dağın haberi olmamış
    Tosbağa kabuğundan çıkmışta, kabuğunu beğenmemiş
    Yazın yaşa, kışın taşa oturma
    Yedik, içtik, gözden düştük
    Yemek gördün giriş, dayak gördün siviş
    Zengin atını dağdan aşırır, fakir düz ovada şaşırır
    YÖREMİZDE ESKİ AY İSİMLERİ
    Yöremizde eskiden bugün kullandığımız ay isimleri kullanılmıyordu eskiden kullanılan ay isimleri ve bugün kullanılan karşılıkları aşağıya çıkartılmıştır.
    1. Zemheri: Ocak
    2. Gücük: Şubat
    3. Mart: Mart
    4. Abrul: Nisan
    5. Mayıs: Mayıs
    6. Kiraz: Haziran
    7. Orak: Temmuz
    8. Ağustos: Ağustos
    9. İlkgüz: Eylül
    10. Ortagüz: Ekim
    11. Songüz: Kasım
    12. Karakış: Aralık

    YÖRE AĞZI BEDDUALAR (KARGIŞLAR)
    Çeşidin önnağan batsın
    Adın sanın batsın
    Töreme eymi
    Gedişin olsunda gelişin olmasın, ölün gelsin
    Garavoba ye, vobanın dibini ye, zıhımın bekini ye
    Tahtıya çıhsın yüzün
    Boyun posun devrülsün
    Allah gözünü kör etsin
    Boynun altında kalsın
    Gençliğin hayrını görme
    Çatlayasıca ,gavur tohumu
    Gara habarın gelsin, gara habarın batsın
    Emdüğün süt burnundan gelsin
    İki yakan bir araya gelmesin
    Fitil fitil burnundan gelsin
    Tahtıya yunsun yüzün
    Huyun husun kurusun
    Tümün dönsün, geberisece
    Senin ki de sana etsin
    Sürüm sürüm sürünesin
    Taş kesil, urus tohumu
    Toprak gözünü doyursun
    Boğazında kalsın
    Ağzından burnundan gelsin
    Zıkkım ye, zehir zıkkım olsun
    Gidişin olsun da dönüşün olmasın
    Gözüne dizine dursun
    Günyüzü görme eymi
    Sıracalu, cerhesüz, çeşitsüz, şikürsüz, geygel
    Meymenetsüz, suratsuz
    Elin ağzına çalınmasın
    Dizin dizin yörü

    YEMEKLERİMİZ
    Helle çorbası, hamur çorbası, tarhana çorbası, gatıklı çorba, yanara çorbası, yoğurtlu çorba, sarımsaklı çorba, kirli çorba, bulgur çorbası, tirit, bat, madımak, kelem dolması, kara dolma, yahni, keşgek, patates piyazı, çökelikli, gömbe, yağlı, katmer, yanuç, pavaç, bişi, işkefe, yuha böreği, düğü pilavı, hamur makarnası, mercimekli bulgur pilavı, çökelik sündürmesi, gaygana, soğan yemeği, nivik yemeği, ölüngür yemeği, kelem pancarı, kabak bulgurlusu, bulgurlu, pancar, pürpürüm

    Derleyen ve Yazan: Yakup İRGİN
     


    Düzelt / Sil   |  beğen Beğen (1) Beğenme

  • celal günaydın yazdı / 17-02-2017 : Yıl 1978 kasım ayı.. Ortaokul açıldı.. Atanan ve başlayan ilk öğretmen ve kısa sürede 5 öğretmen olduk.. Tüm branşlar tamamlandı.. Müdürlük yaptım 1.5 yıl.. Evlendim ve Erzurum'a atandım.. O süre zarfında muhtar Mehmet Kalov'du.. Herkes yardımcı oldu.. Bir başlangıcın temeliydi bu.. Ben, ilhami ercihan, latif demirci ilk gelenlerdik. Herkesten Allah razı olsun.. Dayanışma ve dostluğunuza teşekkür ederim.. Kalanlara sağlıklı ömürler diliyorum.. Saygılarımla.

    Düzelt / Sil   |  beğen Beğen (7) Beğenme


Yazıtepe Köyü Mesaj Panosu
Erbaa Tanoba köyünden Rahmetli Ali Yıldırım’ın torunu Y. Ümit Yıldırım, Dedemin babası bu köyden gelip Tanoba'ya yerleşmiş, kendisi zamanında vergi tahsildarı imiş, Çok uzak da olsa akrabalık ilişkisi olabilir iletişim kurmak isteyen olursa mail adresim. yusufumit@gmail.com Sevgiler

Yazan: Yusuf Ümit Yıldırım / 11-06-2018
1 beğenme

mesaj paylaş

Tokat Turhal Yazıtepe Köyü web sayfalarımızda mesajlarınızın yanı sıra resimler de paylaşabilirsiniz. Yazıtepe Köyü haberleri sayfamızda. Sitemize içeriklerinizle katkıda bulunarak Yazıtepe köyümüzün yıllarca takip edebileceğimiz bir web arşivini oluşturabiliriz. Yazıtepe Köyü sayfalarını siz zenginleştirin. Yazıtepe Köyü tarihi ve tanıtım bilgileri bu adreste. Unutmayın sitemizin her bir köşesi ziyaretçilerimiz tarafından değiştirilebilmektedir. Not: Sitemiz Turhal Yazıtepe Köyü Muhtarı veya Muhtarlığı sitesi değildir.

Turhal Yazıtepe Köyü Kimlik Kartı

düzenle
İl : Tokat
İlçe : Turhal
Posta Kodumuz :60300
Eski İsmi : Gülüt  
Nüfusumuz : 1106 (2018 yılı)
Yazıtepe Köyümüzün Sayfalarını Birlikte Zenginleştirelim
    resim yükle mesaj paylaş editöre yaz