Paraskevidekatriafobi misiniz? Peki ya 13’üncü Cuma ve uçak fobisi?

Paraskevidekatriafobi, 13 sayısının basit korkusundan (triskaidekafobi) ayırt edilmesi gereken, 13’üncü Cuma gününe özgü bir korkudur. Bu günde dünya çapında milyonlarca insan araba kullanmaktan, önemli sözleşmeler imzalamaktan ve bazen de uçağa binmekten kaçınıyor.

Bu korkunun kökleri dini geleneklerin, popüler anlatıların ve bizi çoğu zaman sadece tesadüflerin olduğu “işaretleri” tespit etmeye iten psikolojik önyargıların bir karışımından kaynaklanmaktadır. Havacılıkta bu hassasiyet aynı zamanda küçük sembolik ayarlamalara da dönüşüyor: Örneğin bazı şirketler veya üreticiler, en batıl inançlı yolcuları rahatsız etmemek için 13. sıradan vazgeçiyor.

Gezgin davranışı açısından bakıldığında gerçekten de bir etkisi var” 13’üncü Cuma “, ancak ülkeye veya kültüre bağlı olarak sınırlı ve oldukça değişken kalıyor. Bazen o gün seyahat etme konusunda hafif bir isteksizlik, birkaç rezervasyon azalması veya kalkışı perşembe veya cumartesiye erteleme tercihi gözlemliyoruz. Ancak bu ne kitlesel bir hareket ne de zaman içinde sürekli bir olgu: uçuş seçimi, takvimde 13’ün varlığına göre çok daha fazla fiyata, programlara, okul tatillerine veya mesleki gereksinimlere bağlı. Bu nedenle uçağa binmeyi reddetme dalgasından ziyade küçük bir psikolojik depresyonla karşı karşıyayız.

İstatistiksel olarak hiçbir şey 13’üncü Cuma’nın uçakla diğer günlerden daha tehlikeli olduğunu göstermiyor, tam tersi.

Kaza veritabanları bu tarihle ilişkili herhangi bir aşırı risk göstermiyor ve hatta bazı nüfus sayımları, 13’üncü Cuma günü biraz daha az sayıda olay kaydetti; bunun nedeni, daha az hırsızlık olması veya şansın insanların batıl inançlarını “takip etmemesi”. Modern havacılıkta güvenlik seviyesi, bilette yazan güne değil, prosedürlerin titizliğine, mürettebat eğitimine, uçak bakımına ve teknik gözetime dayanmaktadır. 13’üncü Cuma korkusu bazı yolcular için daha az gerçek değil, ancak bir duygu olmaya devam ediyor: havacılık dünyası için bu, nesnel bir riskten çok, her şeyden önce bir iletişim ve eğitim meselesi olmaya devam ediyor.